Go to the content Go to the menu
Hoşgeldiniz...
Logo sanofi pasteur - Go to sanofi pasteur Turkey website

Su çiçeği vakaları

Varisellaya bağlı çocuk ölümü vakaları

Vaka 1: 21 aylık bir çocuğun ölümü
28 Şubat 1997’de, daha önce herhangi bir sağlık problemi bulunmayan 21 aylık bir erkek bebekte tipik su çiçeği döküntüleri baş gösterdi. Su çiçeği hastalığı virüsü ile temasına dair herhangi bir bilgi mevcut değildi.

Bebek 1 Mart’ta yüksek ateş ile birlikte acile kaldırıldı ve tedavisine başlandı. 3 Mart’ta ağızdan antiviral tedavisi başlandı. 4 Mart’ta çocuğun annesi, çocukta nokta biçiminde deri kanamaları haline dönüşen yeni döküntüler fark etti. Çocuk bir hastaneye transfer edildi ve sıvı desteği ve damardan antibiyotik tedavisine başlandı. Ancak çocuğun durumu gittikçe kötüleşmeye devam etti ve solunum ve dolaşım desteği verilmesi gerekti.

Bakteri varlığını araştırmak için yapılan kan kültürleri olumsuz çıktı. Laboratuar testleri yaygın damar içi pıhtılaşma ve ciddi sıvı kaybı durumunu ortaya koydu. Hastaneye getirilişinden 1,5 saat sonra çocuk başka bir bakım merkezine transfer edildi. Bu merkeze getirilişinden 10 dakika sonra ise kalp durmasına bağlı ölümü gerçekleşti.

Ölümün kanamalı tabloya açan su çiçeğine bağlı olduğu rapor edildi.

Vaka 2: 5 yaşında bir çocuğun su çiçeğine bağlı ölümü
21 Aralık 1997’de 5 yaşında, astım hastası ve daha önce su çiçeği aşısı olmamış bir erkek çocuğu 40.3 derece ateş ve  tipik varisella döküntüleri sebebiyle bir hastaneye getirildi. Çocuğa ateş düşürücü ve kaşıntı giderici tedaviler verildikten sonra hastaneden taburcu edildi. Aynı akşam çocukta hafif derecede nefes darlığı görülmüş ve astım atağı ile karşı karşıya olduğu düşünülerek evde 1 doz ağızdan kortizon ve astım tedavisi için kullandıkları sprey tedavisi uygulandı. 22 Aralık’ta çocuk solunum sıkıntısı ve 4 saattir devam etmekte olan karın ve bacak ağrısı sebebiyle tekrar hastaneye kaldırıldı.

Hastanede çocuğun kardeşlerinden birinin yakın zamanda su çiçeği geçirmiş olduğu, diğer bir kardeşinin ise hala su çiçeği geçirmekte olduğu belirlendi. Hastanede yapılan incelemelerde çocuğun vücudunda çok sayıda su çiçeği döküntüleri saptandı ve bu döküntülerden birinin enfeksiyon kaptığı belirlendi. Çocuğun solunum sıkıntısı artarak devam etti ve kol ve bacaklarında  septik (enfeksiyona bağlı) damar tıkanmasına bağlı lekelenmeler başladı. Göğüs ve karın radyografilerinde zatürre ve hafif derecede barsak tıkanması teşhis edildi. Göğüsten alınan sıvı örneğinde bakteri varlığı (grup A streptokok) konfirme edildi. Periferik bir kan örneği de bakteri varlığını ortaya koydu. Hastaneye yatırılan çocukta damar içi antibiyotik ve antiviral tedavisine başlandı.

Hastaneye yatırıldıktan sonra çocukta solunum güçlüğü ve kol ve bacaklarındaki lekelenmeler artmıştır. Ayrıca kısa sürede tansiyon düşmesi, kalp hızının yavaşlaması gibi sorunlar gelişmiştir. Tüm çabalara rağmen çocuk kurtarlamamış ve hastaneye kabulünden 5 saat sonra ölmüştür. Ölümünden sonra yapılan incelemede ölüm sebebi, su çiçeği hastalığının komplikasyonu olarak ortaya çıkan yaygın bakteriyel enfeksiyon, zatürre ve akciğerde sıvı toplanması olarak belirlenmiştir.